İçeriğe geç

CİN – GİN

CİN – GİN

Türkçe´de okunuş şekliyle yazılan cin, esas yazılışıyla ¨gin¨ adını ardıç ağacının nohut büyüklüğündeki meyvelerinden alır. Bu içkinin  ilk yapıldığı memleket Hollanda´dır. Bu kelimenin aslı; İtalyancada ¨ginepro¨, Hollandaca ¨genever¨ Fransızca ¨genievre¨ ve İngilizce´de ¨Juniper berries¨ olan ardıç ağacının meyvelerinden gelir.

İlk cinin Hollanda´da yapıldığını söylemiştik. Dr. Franciscus de la Boe adındaki bir ilaç kimyageri alkolle ardıç ağacının bu meyvesini birlikte damıtarak böbrek rahatsızlıklarına bir ilaç olarak keşfetmiştir bu içkiyi. XVI. yüzyılın ortalarında kullanılmaya başlanan bu içki ingilizlerin dünyanın dört bir bucağına yaymasıyla meşhurlaşmıştır.

Her ne kadar ilk cini Hollandalılar yapmışsa da bugün meşhur olanı ve tutulanı İngilizlerin ürettiği türdeki ¨London Dry Gin¨ stilidir. Holladalıların ürettiğine veya stiline ¨Dutch¨ veya ¨Genever¨ cin denir. Hollandalılarınki daha ağır ve karışık kokuluyken İngilizlerin stili daha hafif ve hoş kokuludur. Cin, saf alkolün ikinci kez ve çeşitli aromatik bitkilerle  birlikte damıtılmasıyla elde edilir. Bazı cin imalatçıları üç kez damıttıklarını da söylerler.

Bu içkinin aromalandırılmasında kullanılan başlıca bitki ardıç ağacının küçük, siyah renkli meyveleridir. Bundan başka, kişniş tohumu, melek otu kökü, badem, kurutulmuş limon ve portakal kabuğu gibi bitkiler kullanılır. Her cin fabrikasının sır olarak gizlediği kendine özgü reçete ve formülleri vardır.  Formülde yer alan bitkiler imbiklerin kuğu boynu denilen yerlerine yerleştirilir. Isıtma neticesinde buharlaşarak bu bitkilerden süzülerek geçen alkol istenilen aromayı bu şekilde kapmış olur. Ayrıca başka başka sitemlerle sağlanan bu tip aromatik esansların saf alkolle karıştırılmasıyla imal edilen cinlerde olur ama bunlar üstün kalitede bir ürün olarak sayılmaz.

Cin üretiminde kullanılan alkolün bazıları hububatlardan, bazıları da şeker kamışı melasından veya başka bitkilerden elde edilirler. En çok tutulanları daha ziyade hububatlardan elde edilen alkolle yapılan cinlerdir. Cin damıtıldıktan sonra sulandırılarak istenilen alkol seviyesine düşürülür. Bu içki, diğer birçok içkilerin zıttına hiçbirzaman dinlendirilmez. Şişelendikten sonra pazarlanır.

CİN STİLLERİ – (NEVİLERİ) 

¨London dry gin¨ veya ¨Dry gin¨ olarak bilinen gin stilinden başka az kullanılmakla beraber başka tür cin stilleri de vardır. Ama ismine bakarak bu still cinler yanlız Londra´da yapılır diye şart yoktur. Fakat, bilinen ünlü cinlerin çoğu Londra´da yapılmaktadır. Nasıl iskoçların milli içkisi viskiyse  İngilizlerinki de cindir diyebiliriz. Diğer cin stilllerinden ¨Holland¨ veya ¨Genever¨ denilen cin, daha karmaşık aromalı bir cin türüdür.

Kokteyllerde genellikle ¨Dry gin¨ stili olan cin markaları kullanılır.

Plymouth gin, Yanlız ingilterenin ¨Plymouth¨ şehrinde yapılan bir cin stilidir. Cinlerin içinde en sek olan cin türüdür. Bir iki damla ¨Angustura bitter¨ ilavesiyle su ile içilen ¨Pink gin¨ in en uygun cinsidir.

Old Tom gin, Tom Collins kokteyline adını veren bu cin türü, piyasada artık önemini yitirmiştir. Çok az rastlanır bu cine, Tatlandırılmış bir cin türüdür.

Yukarıda yazdığımız bu cin stillerinden başka ¨Sloe gin¨ denilen daha ziyade likör sınıfına dahil cinden başka limon, portakal gibi meyvelerle rahiyalandırılmış önemsiz türleride vardır.

CİN SERVİSİ

Cinlerin servis şekli umumiyetle ya kokteyllerin taban içkisi olarak yada ¨Tonik Water¨ denilen kinin kokulu bir tür gazozla buz ve limon dilimi ilave edildikten sonra karıştırılarak içilir.

Modern zamanda bu servis şekli geliştirilmiş ve içerisine nane, portakal, greyfurt, birberiye gibi meyve ve otlarda beraberde servis edilmeye başlanmıştır.